Kategori arşivi Genel

RUS DENİZALTISI ve NÜKLEER KAZA

Rus denizaltısının batması nedeniyle 14 asker yaşamını yitirdi. Rus basının aktardığı bilgilere göre, aracın AS-12 tipi nükleer denizaltı olduğu belirtildi.

Rus Savunma Bakanlığı denizaltının Rus karasularında deniz tabanında araştırma yapmakta olduğunu aktardı.

Rus basını AS-12’nin takma adının, küçük kürelerden oluşan oyuncak bir at olan, Sovyet dönemi çizgi film karakteri Losharik’ten geldiğini aktardı.

Rus basınında en gelişmiş Rus denizaltısı olduğu belirtilen aracın titanyum kürelerden oluşan iç gövdesinin tasarımının normal denizaltıların inemediği yüksek basınçlı derinliklere inebilmesini sağladığı bildiriliyor.

Denizaltıdaki yangının söndürüldüğü, aracın şu an Norveç ve Rusya’nın kuzeyinde kalan Barents Denizi’ndeki Severomorsk Limanı‘ndaki üste olduğu ve olayla ilgili soruşturma açıldığı belirtiliyor.

ABD basını Pentagon yetkililerine dayandırdıkları haberlerde ABD’nin Rus denizaltıları ve casus gemilerinin bölgedeki aktivitelerinden rahatsızlık duyduğunu bildiriyor.

Norveç tarafından yapılan açıklamada ise Barent Denizi’ndeki denizaltı yangınının ardından anormal seviyede yüksek bir radyasyona rastlanmadığı belirtildi. Norveçli yetkililer Rus tarafının kendilerine denizaltıda bir gaz patlaması olduğunu bildirdiğini aktardı.

İDLİB’İN HAN ŞEYHUN BÖLGESİNE BEYAZ FOSFOR SALDIRISI

Suriye’de rejimi güçleri, “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi” sınırları içerisindeki sivil yerleşimlere, kullanımı yasak olan beyaz fosfor bombasıyla saldırdı.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Esed rejimini, dün gece saatlerinde İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun ilçesi ve Abidin köyüne beyaz fosfor bombasıyla saldırı düzenledi.

Bombardımanda Han Şeyhun ilçesi ile Abidin köyünün çevresindeki tarım arazilerinde yangın çıktı.

Söz konusu yangınlar henüz kontrol altına alınamazken, onlarca hektar tarlanın mahsul alamadan yandığı belirtildi.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde düşüşü net olarak görünen beyaz fosforun, silah olarak kullanımı uluslararası savaş hukukuna göre yasak.

Soluma yolu ile vücuda alındığında zehirleyen fosfor, daha çok yüksek yanma reaksiyonuyla nefes darlığına yol açarak beyin ile akciğerlerde ağır hasara ve ölüme sebep oluyor.

Han Şeyhun ilçesi ile Abidin köyü, rejim güçlerinin son iki ayda yoğunlaştırdığı saldırılar nedeniyle büyük ölçüde boşalmıştı. Bu nedenle can kaybının yaşanmadığı tahmin ediliyor.

Halihazırda iç göç ile nüfusu yaklaşık 4 milyona ulaşan İdlib’in merkezi, Mart 2015’te muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geldi.

Türkiye, Rusya ve İran, 4-5 Mayıs 2017’deki Astana toplantısında, İdlib ve çevresini “Gerginliği Azaltma Bölgesi” ilan etti. Rejim güçlerinin ateşkesi sık sık ihlal etmesi üzerine Türkiye ve Rusya, ek mutabakata vardı. Rejim, destekçilerinin yardımıyla 17 Eylül 2018’de Soçi’de imzalanan mutabakata rağmen saldırılarına devam ediyor. Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da 25-26 Nisan’da Türkiye, Rusya ve İran arasında düzenlenen 12. toplantı sırasında artan saldırılar aynı yoğunlukta sürüyor.

Sivil Savunma kaynakları, 25 Nisan’dan bu yana yapılan saldırılarda en az 210 sivilin yaşamını yitirdiğini, 515’den fazla sivilin yaralandığını belirtiyor.

PERU’DA 8.0 M. BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

Peru’nun kuzeyinde Ekvador sınırına yakın bölgede 8.0 m. büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

100 kilometre derinlikte meydana gelen depremin merkezine 100 kilometre alan içerisinde yaklaşık 150.000 kişi yaşıyor.

Gelişmeler takip ediliyor.

Tayland’da Kimyevi Madde Taşıyan Gemi Yandı

Tayland’da bir limanda, kimyasal madde taşıyan bir kargo gemisi yandı, 130 kişi hastanelik oldu.

Tayland’da bir limanda, kimyasal madde taşıyan bir kargo gemisi yandı, 130 kişi hastanelik oldu.

Tayland’ın Chonburi eyaletinde bulunan Bang Lamung bölgesindeki Laem Chabang limanında, kimyasal madde taşıyan bir kargo gemisi yandı.

Sağlık Bakanlığınca yapılan açıklamada, 130’dan fazla kişinin hastaneye kaldırıldığı, fakat durumlarının ciddi olmadığı belirtildi.

PAKİSTAN’DA YÜZLERCE ÇOCUĞA HIV VİRUSU BULAŞTI

Yüzlerce çocuğa HIV bulaşan Pakistan’da kriz büyüyor. Kullanılmış şırıngalar yüzünden virüsün hızla yayıldığı Sind vilayetinde HIV virüsü teşhis edilenlerin sayısı 700’e yükseldi. Bunların dörtte üçü çocuk.

Pakistan’ın güneyindeki Sind vilayetinde yüzlerce kişide HIV virüsünün teşhis edilmesi paniğe yol açtı. Yetkililer şimdiye kadar 700 kişiye HIV virüsü bulaştığının tespit edildiğini, bunların dörtte üçünün 12 yaş altı çocuklar olduğunu bildirdi.

Mart ayında pek çok çocukta  AIDS’e yol açan HIV virüsü tespit edilmesi üzerine Rato Dero kenti ve çevresinde herkese test uygulanması kararı alındı. Nisan ayından bu yana bölgede günde 2 bin kişiye HIV testi uygulanıyor. HIV virüsü bulaşmış şırınga ve neşterlerin kullanılmasının virüsün yayılmasına yol açtığı öne sürülüyor. Bu bağlamda yetkililer bir çocuk doktorunu gözaltına aldı.

Sind’de kurulan geçici klinikte ise bir çok ebeveynin çocuğuna HIV testi yaptırmak istemesi üzerine uzun kuyruklar oluşuyor. Çocuğuna HIV virüsü bulaşan ailelerin çoğu eğitimsiz, hastalık hakkında bilgisi ve ilaç alacak maddi gücü yok.

Uzun süre Pakistan’da HIV virüsü kontrol altındaydı. Ancak virüs son yıllarda ülkede hızla yayılıyor. 2017’de 20 bin yeni vaka tespit edildi. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre Pakistan HIV virüsünün en hızlı yayıldığı ikinci Asya ülkesi. Tahmini rakamlara göre 220 milyon nüfusa sahip Pakistan’da en az 150 bin kişi HIV virüsü taşıyor.

Ülkedeki kötü sağlık sistemi HIV krizini kötüleştiriyor.

AMERİKA’DA KIZAMIK SALGINI

ABD’nin New York Eyaleti’ndeki Rockland’de, kızamık salgını nedeniyle acil durum ilan edildi.

Rockland’de 153 kızamık vakasının teşhis edilmesi sonrası alarm verildi.

Aşı oranlarının giderek düştüğü ABD’de, Washington, California, Teksas ve Illinois dahil pek çok eyalette kızamık salgını patlak vermişti.

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi, Rockland’deki salgının Ultra Ortodoks Yahudi grupların çoğunlukta olduğu mahallelerde yoğunlaştığını aktardı. Yetkililer acil durumun en az 30 gün süreceğini açıkladı.

Kızamık; akciğer ve beyinde ciddi hasara yol açabilecek, tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalık.

2018’de Avrupa’da görülen kızamık vakalarının sayısı 82 bin 500’i bulmuş, bir önceki yılın 3 katına ulaşarak, son 10 yılın rekorunu kırmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü ise 2019’un en önemli küresel sağlık tehditleri listesine aşı karşıtlığını da almıştı.

Yemen Savaşı En Fazla Hamileleri ve Bebekleri Etkiliyor

Uzmanlar Yemen’de dört yılı aşkın süredir devam eden savaşta hamile kadınların ve bebeklerin daha büyük bir tehlike altında olduğuna dikkat çekti. İki yılda bin 500’ün üstünde bebeğin öldüğü açıklandı.

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Yemen’deki iç savaş nedeniyle hayatını kaybeden hamile kadın ve bebeklere dikkat çekti. Örgüt ülkenin büyük kentleri arasındaki Taiz ve Abs’da sadece 2016 ile 2018 yılları arasında 36 hamile kadının ve bin 529 bebeğin ölümlerinin kayıt altına alındığını açıkladı.

Örgütün Berlin’de Çarşamba günü yaptığı açıklamada hayatını kaybedenlerin bin 18’inin yeni doğan olduğu bilgisi verildi. Ölümlerin gerekçesinin erken doğum, oksijen eksikliği ve enfeksiyonlar olduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Abs kentindeki bir hastanede görevli ebenin görüşleri de aktarıldı. Ebenin verdiği bilgiye göre ülkede devam eden çatışmalar ve hava bombardımanı nedeniyle hastalar evlerinden çıkmaya cesaret edemiyor. Sınır Tanımaya Doktorlar, hastaneye ulaşmak için çok sayıda barikat, güvenlik noktası ve çatışma bölgesini geçebilmek için saatlerce yol gidilmesi gerektiğini vurguladı. Sivillerin yanı sıra sağlık personelinin de can güvenliğiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar, Yemen’de savaşan taraflar ve onların uluslararası destekçilerinin ülkenin sağlık sisteminde onarılamayacak hasara yol açtıklarını ve 28 milyon kişinin tıbbi ihtiyaçlarının karşılanamadığını belirtti.

Birleşmiş Milletler dört yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın dünyanın en fakir ülkelerinden Yemen’de en ağır insani krizlerden birine neden olduğunu vurguluyor. Ülke nüfusunun yüzde 70’i açlık çekiyor.

Libya’da Salgın Hastalık Tehlikesi

Libya’da son bir haftada 75 kişi ölürken 323 kişi yaralandı.

DSÖ, ülkede salgın hastalıkların baş gösterebileceğini söylerken, AB ve Almanya taraflara çatışmaları durdurma çağrısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Libya’da kısa süre önce yeniden başlayan çatışmaların salgın hastalıkları beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.

DSÖ’nün Libya temsilcisi Dr. Syed Cafer Hüseyin, Cuma günü yaptığı açıklamada, askeri çatışmalar nedeniyle insanların yerinden edilmesinin yanı sıra ülkede su kalitesi ve temizlik sorunlarının mevcut olduğunu kaydetti. Hüseyin, bu nedenle tüberküloz, kızamık ve ishalle ilgili hastalıkların baş gösterme tehlikesi bulunduğunu söyledi.

Hüseyin’in aktardığı verilere göre bir hafta önce başlayan çatışmalar kapsamında en az 75 kişi ölürken 323 kişiyse yaralandı. DSÖ’nün bölgedeki hastanelere ilaç tedarik ettiği bilgisini aktaran temsilci, “Bu malzemeler akut aşama olan ilk iki hafta için yeterli olacak” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) de bir hafta içinde 8 bini aşkın kişinin yerinden edildiğini açıkladı.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, “Halihazırda 650 aile daha güvenli bölgelere aktarılmayı talep etmiş bulunuyor” dedi. Dujarric, erişim sorunları ve askeri çatışmalardan ötürü tahliye ekiplerinin bu çağrıların yalnızca yüzde 15’ine yanıt verebildiğini de sözlerine ekledi. Dujarric, çatışma bölgelerinde mahsur kalan ailelerin güvenlik çekinceleri bulunduğunu ve ayrıca ikmal malzemelerinin de tükenmekte olduğunu kaydetti.

Sözcü, tedavi ve yardımların ihtiyacı olan kişilere ulaştırılabilmesi amacıyla, BM’nin insani ateşkes çağrısını yinelediğinin altını çizdi.

HAVA KALİTESİ DÜŞÜYOR

2018’de 62 milyon kişi olumsuz hava koşullarından etkilendi.

BM’nin yıllık raporuna göre 62 milyon insan iklim değişikliğine bağlı aşırı hava koşullarından etkilendi. Genel Sekreter Guterres, liderlerden Eylül’deki iklim zirvesine konuşma metniyle değil planla gelmelerini istedi.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü, 2018 yılında 62 milyon insanın aşırı hava koşullarından etkilendiğini 2 milyon kişinin göç etmek zorunda kaldığını bildirdi. Örgütün yayınladığı yıllık kürüsel iklim durumu raporunda , iklim değişikliğinin etklilerinin arttığı vurgulandı. Dünya sıcaklık ortalamasının sanayi devrinden bu yana 1 derece arttığı belirtilen raporda kömür, benzin ve dizel gibi yakıtların yarattığı emisyonun küresel ısınmaya neden olmaya devam ettiği, bu  durumunda fırtına, sel ve kuraklık gibi çevre felaketlerine dönüştüğü kaydedildi.

Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Petteri Taalas, iklim değişikliği temelli felaketlerde artış olduğunu belirterek, 1998 yılından bu yana toplam 4,5 milyar insanın aşırı hava koşullarından mağdur olduğunu söyledi. Taalas geçtiğiniz günlerde Afrika ülkesi Mozambik’i etkileyen ve en az 750 kişinin ölümüne neden olan Idai siklonunun bunun son örneği olduğunu ifade etti.

Rapora göre son dört yıl kayıtlara geçen en sıcak dönem oldu. 2018 dünya sıcaklık ortalaması en yüksek yıl olarak kaydedildi.

Raporun açıklanmasından sonra konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, Eylül ayında yapılacak olan küresel iklim zirvesine liderlerin emisyon miktarının düşürülmesi yönünde somut bir planla gelmesini istedi. Guterres, “Liderlere sesleniyorum: konuşma metniyle değil, planla gelin” dedi. Guterres, devletleri imzaladıkları Paris İklim Anlaşması’ndaki taahhütlerini yerine getirmeye çağırarak, aksi halde geri dönüşü olmayan bir yola girileceğini söyledi.

2015 yılında imzalanan anlaşmaya küresel ısınmayı yüzyılın sonuna kadar 2 derecenin altında tutmayı hedefliyor. Bunun için de ülkelerin sera gazı salınımını azaltması gerekiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Taalas’a göre sıcaklık artışı bu şekilde deva ederse yüzyılın sonunda 3/5 derece arasında bir artışla karşı karşıya kalınabilir.

44 sayfalık rapor 2018’de 35 milyon insanın sellerden, 9 milyon insanın kuraklıktan ve buna bağlı gıda kıtlığından etkilendiği tespitinde bulunuyor. Tespitlere göre ortalama su sıcaklığı en yüksek seviyede ölçülen okyanuslardaki oksijen miktarı da azalmaya devam etti. Bazı istisnalar dışında buzullar erimeye devam ederken, kutup bölgelerindeki denizlerdeki buz oranı küçüldü. Raporda havadaki karbondioksit oranının arttığını da vurgulandı.